Edebiyatist Dergisi 13. sayısı “Tiyatro ve Edebiyat” dosyasıyla yayımlandı

.

Ülkü Burhan’ın genel yayın yönetmenliğinde ve Gökhan Coşkun’un yazı işleri müdürlüğündeki dosya konusu yazıları Raşel Rakella Asal “Tiyatro Kalbin En Derinlerinde Başlar”, Mahmut Şenol “Tiyatrokrasi”, Hülya Soyşekerci “Evrensel Shakespeare”, Ali Kırkar “Kut Törenden Tiyatroya”, Şebnem Pişkin “Dünya Bir Sahne”, Ramazan Çinko “Sırf Daha İyi Beklemek İçin” ile okurun beğenisine sunuyoruz.

“Tiyatro ve Edebiyat” çerçevesinde hazırladığımız bu sayıda keyifli sohbetiyle Türk Tiyatrosunun duayeni sevgili Haldun Dormen’i Nermin Sarıbaş’ın röportajıyla konuk ettik.

Atılay Aşkaroğlu, Berna Demircioğlu, Berna Yangın, Büşra Erdoğan,Canan Yılmaz, Ekmel Can Gökdal, Elif Anıl, Elif Gökçe Tunçel, Esen Demirci, Ghazal Bagheri,Hazal Kırıkçı, İnanç Solak, Kübra Türkegül, Melike Köse, Özlem Hiçyılmaz, Peruze Hamurcu, Selma Akaltun,Senem Erkçetin, Serkeş Panda ve Uğur Aslan’ın çizgileriyle resmettik sözcüklerimizi.

Gökhan Coşkun, Julia Ortay, Gözde Urfalı, Salih Kırlı, Özge Lena, Tolga Yazıcı, Hatice Gamze Çevik, İsa Balcı,Gönül Çatalcalı, Veysel Oğulcan Tünay, Mustafa Kara,Alper Yıldırım, Ömer Can Saroğlu, Ayşegül Kaya, Balaban(Stefan Addo) bu sayıda yer alan öyküleriyle yer alan yazarlarımız.

Arife Kalender, Oya Uysal, Nevruz Uğur, Yasemin Uzun, Erkan Kantarcı, Bedros Dağlıyan, Hüsnü Bakal, Ümit Şener Ta, Kahraman Güler, İsmail Biçer, Kusey Tangüler, İlhan Kemal, Kenan Ovacık, Ömer Faruk Hatipoğlu şiirleriyle yer alan şairlerimiz.

Şeyma Koç potpori , Başak Aker ödüllü bestecimiz Sinem Altan ile ilgili inceleme, anlatı ile Atilla Birkiye ve Dilek Erkılınç, deneme yazısıyla Feride Bilgin okurlarımızın karşısına çıkıyor.

 

 

 

 

 

 

 

Sahne gerçektir. Tıpkı hayat gibi.

Orada gördüğün suntadan yapılmış evin küçük bir çocuğun yıkacağı kadar zayıf bir dekor ya da kapı açılınca ışığı görünen yerin daracık bir boşluktan ibaret olduğunu pekala bilirsin ama yine de görkemli bir konak ve günlük hayatın koşuşturmacalarının yaşandığı sıcak bir salon hayal edersin.

Tıpkı doktorculuk oynadığın oyunbaz arkadaşının soyadını bile söyleyemeyen beş yaşında küçük bir çocuk olduğunu bildiğin gibi.

Her gösteri özeldir. Tıpkı hayatlarımız gibi.

Bir gün arayla gösterilen iki temsil bile detaylı bir gözle incelenecek olursa birbirinden farklıdır. Oturduğun koltuk aynı olsa bile arkanda oturan aynı değildir. Sıkılan parfümlerin aynı olduğu varsaysak bile farklı tipteki tenlerin verdiği reaksiyon değişik olduğundan kokular bile aynı değildir.  Oyuncunun biri sahneye yarım saniye geç girmiştir. Bir diğeri gülüşünü belki biraz daha kısa kesmiştir. Bu yüzden her temsil eşsizdir.

Tıpkı her okurumuzun eşsiz olduğu gibi.

“Tiyatro ve Edebiyat” çerçevesinde hazırladığımız bu sayıda keyifli sohbetiyle Türk Tiyatrosunun duayeni sevgili Haldun Dormen’i konuk ettik. Dekorsuz, kostümsüz oyun olamayacağı için aramıza yeni katılan dostlarımızın çizgileriyle resmettik sözcüklerimizi.

  1. yaşımızı kutladığımız bu sayımızda, yeni ekibimiz ve kelimelerimize ruh veren çizimlerimizle hakikatin özünü perdenin ardında arayan koca çocuklara seslendik.

“Anlamıyorum. Oyun nerede bitiyor, hayat nerede başlıyor, hiç anlamıyorum.” -Oyunlarla Yaşayanlar, Oğuz ATAY

Gökhan COŞKUN

İlk Yorumu Siz Yapın !

Yorumlar

E-posta bilginiz gizli kalacaktır.


*